Doğa

Doğa, Genel, Kamp, Rota

Slovakya Slavlığına Geçiş

Efendim selamlar! Böbreklerimi çaldırmamış olmanın mutluluğu ile evden ayrılmıştım. Hayatta kalmamı uyguladığım taktikler ya da o kadar biraya rağmen yıkılmamam mı sağlamıştı, yoksa adamlar gerçekten böbrek mafyası değil miydi, emin değilim. Sanırım uyguladığım taktikler işe yaramıştı, yoksa Osman abim asla yanılmazdı. Osman abimin yanıldığı bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum. Dün geceki muhabbette şehri şöyle bir dolaştığımı söylediğimde "meydandaki s.k heykelini… devamını oku
Doğa, Kamp, Rota

Kutna Hora: Kemikli Kilise

Yağmur gece boyunca yağdı. Güzel yağdı. Gece, ara ara uyanarak ve çadırın sağını solunu kontrol ederek geçti. Yağış varsa kontrol şart. Bazı zamanlar insan böyle tribe giriyor. Sürekli uyanıp kontrol etme ihtiyacı hissediyorsun. Ormanlık bir alanda olduğum için bir yandan da şimşek falan düşer mi diye tırsıyorum tabi. Gerçi gök gürültülü bir yağış olmasa da bi tutam fazla tırsmak kimseye bir şey kaybettirmez değil mi? skjfj

devamını oku

Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Prag’a Giriş: Kaç Tane Prag Var Lan?!

Sevgili okuyucu; Bu bölümde hiç fotoğraf yok, hiç öyle fotoğraf bacakağım diye heveslenme. Görsele koyduğum fotoğraf ise Slovenya’dan. Bu bölümde sürekli kamp yaptığım için şarj sorunlarım vardı. İdare et. Ama sana gülmeli bir yazı veriyorum. Pazartesin şen olsun. Öptüm bye. Erkenden uyandım ama tam bir miskindim yine. Ormanın kasvetli havası beni esir almıştı. Ben “artık toparlanmam lazım” dedikçe, içimdeki miskin… devamını oku
Doğa, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Kaç Tane Pribram Var Lan?!

Sabah uyandığımda aklımdaki tek şey “geniş” takılmaktı. Rahatça toparlandım ve saptığım toprak yolun başındaki piknik masasına kuruldum. Geniş geniş kahvaltımı yaptım, kahvemi içtim.  Ben genişçe tıkınırken yanımdan yürüyüş yapan ya da bisiklete binen insanlar geçmeye başlamıştı. Etraftaki tabelalara bakınca yürüyüş ve bisiklet için parkurlar olan bir yer olduğunu gördüm. Çekya belediyesi çalışıyor arkadaş. Tıkınma faslını bitirdikten sonra çadırın pollerini değiştirmeye… devamını oku
Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler

Slav Diyarlarına ve Ucuzluğa Dönüş!

Alman topraklarında son günüm olduğunun bilincinde uyandım. Bu, Euro kullanan bir ülkeden çıkıp, bambaşka bir para birimine geçeceğim ve aynı zamanda müthiş Alman biralarına da veda edeceğim anlamına geliyordu. Müthiş Alman biralarından ayrılacak olmak insanı üzüyor olsa da, Çekya biralarının da fazlasıyla övüldüğünü biliyordum tabi. Aynı zamanda çok daha ucuz olacağını tahmin etmek zor değildi. İçimde buruk bir sevinçle sınıra… devamını oku
Doğa, Kamp, Kızsal Mazeretler

“Akşam Gelsene, Takılırız”

Efendim selamlar! Kaldığımız yerden devam edelim. Biliyorum, biraz geciktirdim ve bana sövenlerin seslerini buradan beri duyabiliyorum ama idare edin. Leffe yetmezliği yüzünden tıkanma yaşıyorum ? Neyse, kaldığımız yerden diyorduk; Yanımda suyum olsaydı, herhalde bir gün daha kalırdım orada. Manzarası ya da özel bir yanı yoktu ama Almanya’da her zaman denk gelemeyeceğiniz türden bir yalıtılmışlığa sahipti. Geleni geçeni yok, yoldan görülmez, daimi gölgesi… devamını oku
Doğa, Kamp, Kızsal Mazeretler

“Alman Olmak Çok Güzel Lan!”

İstikametim kuzeydi ve gaz ocağı bulacağım diye kaybettiğim zamanları, bomboş bisiklet yollarının bana vermiş olduğu sınırsız hız yetkisiyle, olabildiğince hızlı gidiyordum. İlginç bir şekilde Almanya’da görmeyi hedeflediğim bir yer yoktu. Aslında vardı ama planlar değişince, görmek istediğim yer fazlaca batıda kalmıştı ve ben, bir daha o tarafa gitmek istemedim. Zaten pahalılıktan kaçıyordum, Balkanlara koşuyordum, ucuz yemeklere, ucuz biralara sürüyordum kamyonu,… devamını oku
Doğa, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Bisiklet Yolları, Münih, Döner ve Milli Görüş…

Yine sabah olmuş ve kimse tarafından rahatsız edilmemiştim. Avcılar ya da bahçe sahipleri gelmemiş, üzerimden traktör geçmemiş, polis tarafından uyandırılmamıştım. Daha ne kadar güzel bir sabah olabilirdi, insan daha nasıl mutlu uyanabilirdi ki? Yine de işi sağlama almak için erkenden hazırlanıp, orada kalmamışım da, sadece geçerken bir mola vermişim havasına bürünmeyi ihmal etmedim tabi. Gözlerden ırak bir yerde kalamadıysan, altın… devamını oku
Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler

Ironman, Fransız ve Lihteynştayn

Uzun zaman sonra çok güzel uyumuştum. Rakım artık üç haneli rakamlara indiği için hava sıcaklığı da iyiydi. Hala hava kapalı ve pusluydu ama ufukta yağmur görünmüyordu. Artık Koreli’nin ne zaman kalkacağını bildiğim için rahatça kalkıp, sakince hazırlandım. Kahvaltımı ve kahvemi yaptım. Dün her ne kadar duş almış kadar ıslanmış olsak da, dört gündür duş alamıyor olduğum geldi aklıma. Acaba nehirde… devamını oku
Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler

Güneş, İşte Burdayım!

Geceyi donmadan atlattım ve sabah yine erkenden kalkarak, at pislikleri içine kurduğum çadırımı topladım. Bu bölgelerde çok fazla ata binen var, at pisliği derken şaka yapmıyorum yani. Hatta bir keresinde “at yolu” diye bir tabela gördüm. Hani bisiklet yolu gibi olanlarından. Adamlar şehir planlamacılığında çıtayı o kadar yükseltmişler ki, biz bisiklet yolunu bulamazken, adamlar atlar için bile ayrı yol yapıyorlar.… devamını oku