Bir Orada, Bir Burada..

Efendim selamlar!

Siteyi açtığımda, wordpress teması bana kenardan bakıp “aklınızda ne var” diye soruyor. Ki siteyi son zamanlarda pek açmıyorum ve açtığımda da genel olarak bir şeyler yazacak zamanı bulamıyorum. Ancak wordpress’in sorusuna cevap vermek gerekirse, aklımda çok şey var aq sdjfs.

Genel olarak cevapsız sorular var. Cevaplanması gerekir mi, bilmiyorum.

Şu an Datça’dayım. Telefonum bozuk, bisikletim İzmir’de, eşyalarım Söke’de. Birkaç günlük abla ziyareti için geldik, kendimizi bir pansiyon/restoranda garson olarak bulduk. Acayip iyi bir garson değilim ama iyi eğleniyorum. 20 yıllık iş tecrübem ve benimle birlikte çalışan çocukların da hayatlarındaki garsonluk tecrübelerinin 1 ila 3 hafta olması sebebiyle 3 gün sonra organizasyon yeteneğimi kullanarak, bir sistem oturttum ve işletmenin şefi gibi bir şey oldum. Yönetmek, düzenlemek bizim işimiz sdjfjds. Datça’dan önce de iki ay boyunca İzmir’deydim. İki ay kemiksiz çobanlık yaptım. Saçma bir şekilde küçükbaş hayvancılık işine girip, sayısız insan tarafından tokatlandıktan sonra iki ay boyunca koyunlara baktık. Çok keyifli ama çok zor bir iş. Kocaman doğduğu için çıkamayıp sıkışan bir kuzucuğu çıkarıp hayata döndürmüşlüğüm bile oldu. Çok acayip tecrübeler lan.

3 yıl önce işi bırakıp, avrupa ve balkanlara bisiklet sürmeye giderken, bu kadar çok tecrübe biriktirebileceğimi düşünmüyordum. Bakkallık yaptım, baytar oldum, çoban oldum, garson oldum. Eski sektörüme dönmem 10 dakikalık telefon görüşmesine bakar ama zerre istemiyorum. Yaptığım tüm işlerin kendine göre zorlukları var. Mesai saatleri acımasız. Sorumlulukları ezici. Her şeye rağmen, makul bir parasızlık çeksem de mutlu hissediyorum kendimi.

Sezonluk çalışmak acayip bir tecrübe. Sabah 8, gece 11 arası çalışıyorsun, haftalık iznin yok, full time mokoko. Gün içinde 2 ila 3 saatlik bir dinlenme aran var. Deniz 20 metre ötende ama girmeye zamanın yok, zamanın olduğunda da canın istemiyor ahajska Cins müşterisi var, keyifli müşterisi var. Aşırı kaprislisi var, mütevazilikten kırılanı var. Atı var, kedisi var. Değişik kafalar.

Hanımım da başka bir restoranda çalışıyor. Onun da keyfi yerinde. Kendimize bir motor aldık, işe gidip geliyoruz, öğle aralarında benzinimiz olunca çevre koylara gidip geliyoruz. Buralarda benzin biraz sıkıntı, yakınlarda benzinci yok. Datça merkeze giden olursa, eline bidonu tutuşturman gerek dsjfdj. Gelen bahşişlerle bira içiyoruz. Bahşiş çok keyifli bir şeymiş aq sjlflsd

Ekim başında sezon kapanıyor. Sezon bittikten sonra İstanbul’a gidip, çok sevdiğim bir arkadaşımızı evereceğiz. Sonra da sevgili Otman abimle bir bisiklet turu planlıyoruz. Tabii ki o turu da yazmayacağım sdhufsuhd.

Şu an Palamutbükü, Çuhadar Ahşap Evlerinin terasından, öğle arasının bana vermiş olduğu yetkiyle gömdüğüm iki biranın ardından, arkada çalan Possessed – Death Metal şarkısı ile size seslendim. Bu durum değerlendirmesi buralarda dursun. Belki bir ay sonra, garson olduğum güne küfürler ettiğim bir yazı yazarım. Kim bilir.

İlk yorum yapan sen ol!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir