Rota

Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Prag’a Giriş: Kaç Tane Prag Var Lan?!

Sevgili okuyucu; Bu bölümde hiç fotoğraf yok, hiç öyle fotoğraf bacakağım diye heveslenme. Görsele koyduğum fotoğraf ise Slovenya’dan. Bu bölümde sürekli kamp yaptığım için şarj sorunlarım vardı. İdare et. Ama sana gülmeli bir yazı veriyorum. Pazartesin şen olsun. Öptüm bye. Erkenden uyandım ama tam bir miskindim yine. Ormanın kasvetli havası beni esir almıştı. Ben “artık toparlanmam lazım” dedikçe, içimdeki miskin…read more
Doğa, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Kaç Tane Pribram Var Lan?!

Sabah uyandığımda aklımdaki tek şey “geniş” takılmaktı. Rahatça toparlandım ve saptığım toprak yolun başındaki piknik masasına kuruldum. Geniş geniş kahvaltımı yaptım, kahvemi içtim.  Ben genişçe tıkınırken yanımdan yürüyüş yapan ya da bisiklete binen insanlar geçmeye başlamıştı. Etraftaki tabelalara bakınca yürüyüş ve bisiklet için parkurlar olan bir yer olduğunu gördüm. Çekya belediyesi çalışıyor arkadaş. Tıkınma faslını bitirdikten sonra çadırın pollerini değiştirmeye…read more
Rota

Karadağ’da Dijital Bir İz Bırakmak…

Tur sonrasında, en çok hangi ülkeyi beğendiğim sorusu sıklıkla sorulmuş ve verilen cevaplarda Karadağ hep ilk sırada olmuştu. Turda karşılaştığım en sıcak insanlar, en güzel doğa, kurulan en güzel dostluklar hep Karadağ sınırları içerisinde oldu çünkü. Henüz tura başladıktan 4-5 gün sonra Karadağ’a giriş yapmış ve acemi ve çekingen bir turcu olarak kendimi evimde gibi, çok rahat hissetmiştim. Geçtiğimiz hafta,…read more
Doğa, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Bisiklet Yolları, Münih, Döner ve Milli Görüş…

Yine sabah olmuş ve kimse tarafından rahatsız edilmemiştim. Avcılar ya da bahçe sahipleri gelmemiş, üzerimden traktör geçmemiş, polis tarafından uyandırılmamıştım. Daha ne kadar güzel bir sabah olabilirdi, insan daha nasıl mutlu uyanabilirdi ki? Yine de işi sağlama almak için erkenden hazırlanıp, orada kalmamışım da, sadece geçerken bir mola vermişim havasına bürünmeyi ihmal etmedim tabi. Gözlerden ırak bir yerde kalamadıysan, altın…read more
Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Bugün de Ölmedim Ana!!!

Rakımın dört haneli rakamların eşiğinde olduğu bir yükseklikte, etrafını uçsuz bucaksız dağların çevirdiği Poschiavo gölünün kenarındaydık. Muazzam bir manzaranın kalbinde yani. Her aldığın nefeste, oksijenden ciğerlerinin acıdığını hissedersin ya bazen, öylesine güzel bir yer. Gözlerimizin doğanın güzelliğinden aldığı doyumu, açtığımız müzik ve ucuz şarapla kulak ve damağımıza da yaymıştık. Koreliyi bilmem ama eğer yağmur başlamasa, sanırım gecenin ilerleyen saatlerine kadar…read more
Doğa, Ekipman, Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

İsviçre Alplerine Doğru…

Koreli geç kalkmış ve üstüne hiçbir şey olmamış gibi, rahatça hazırlanmıştı ve bu süreçte oldukça sıkılmıştım. Zaman geçirmek için etrafta yürüdüm, dün gece gelen domuzun izlerini sürdüm, çadırları kurduğumuz alandan beş metre uzaklıkta çalılar arasında cansız bir şekilde yatan karacaya baktım falan. Bu kadar geç kalkacağını bilsem, muhtemelen çadırı daha geç toplar, biraz bacakları uzatır keyif yapardım. Güzel bir kahve…read more
Doğa, Kamp, Rota

Sakin…

Koreli ile sakin bir ayak üstü sohbetten sonra, birer kahve içtik. İki turcu buluşunca, “nereden gelip nereye gidersin ey yolcu” içerikli sohbet olmazsa olmaz tabi. Bu arkadaş 1,5 yıldır yolda ve 19.000 kilometre civarı yol yapmış. Hedefi İsviçre üzerinden Fransa, İspanya ve Portekiz’di. Avrupa’nın aşırı pahalılığından gına girmeye başladığı için, bir süredir benim de aklımda yolu kısaltıp, tekrar balkanlara dönme…read more
Doğa, Kızsal Mazeretler, Rota

“Abi Burası Almanya mı?”

Uzunca bir ara verdikten ve bir kısım takipçiden zılgıtı yedikten sonra, en sonunda yeni yazıyı tamamlayabildim. Yazının orijinal linki için burayatıklayabilir ya da sadece veloforum üyelerine özel olarak azıcık aşağıya bakıp okuyabilirsiniz  Ayı korkusuyla uyumak zor zanaat. Ayı bu ya. Coğrafyadaki en tehlikeli şey. Elinde silah olan bir insanla bile bir şekilde başa çıkma ihtimalin var ama ayı, bambaşka bir boyut.…read more
Kamp, Kızsal Mazeretler, Rota

Ey Gidi Po Ovası, İçmem Suyundan, İçmem…

Evet, iki kez göçük yolla karşılaşmış ve sonunda yol kenarında, yine bir vatandaşın bahçesinde, bir ağacın dibinde çadırımı kurmuştum. Vatandaş bahçesinde çadır kurmak beni hep endişelendiriyor. Dağda bayırda sorun yok ama bir anda özel mülke izinsiz girmekle suçlanma ihtimali var. O yüzden vatandaş bahçesinde kamp yapmak zorunda kaldığımda erkenden kalkar ve tüyerim ortamdan. İz bırakmam, iz bırakanlar unutulmaz dsufa. Günün şakası…read more
Kamp, Rota

Gavat Rick!

Yağmur altında kampı kurduktan hemen sonra yağmur dinmişti. Saat daha erkendi ve nehir gayet çekici görünüyordu. Normalde dere, göl falan gibi sulara girmeyi sevmem ama bir “yeminimi bozdum hulen” diyen Cüneyt Arkın edasıyla atıverdim kendimi sulara. Birkaç kez kendimi sulara bıraktıktan sonra, standart yemeğimiz olan makarnayı  da yaptım ve dünden tatmin olamamış metal müzik gazımı almak için müzik eşliğinde uyuya…read more